“Kişisel gelişim” furyası dinmiyor. Durmaksızın, sınırlayıcı inançlarımızdan kurtulmamız, “daha fazla varlık” edinerek daha iyi biri olmamız gerektiği öğütleniyor. Ne ki bu söylemlerin altında “istersen olur” mottosuna dayalı, insanın neredeyse kendi kendini sömürdüğü bir siyasi ideoloji yükseliyor.
Kolektif olan her şey sahneden siliniyor; geriye bir tek kaderlerinden, işlerinden hatta sağlıklarından %100 sorumlu tutulan bireyler kalıyor! Thierry Jobard bu kitapta işte bu kocaman aldatmacanın üzerine gidiyor.

